10 Eylül 2008 Çarşamba

Lineadecor ABD'de hiç satış yapamadı



Lineadecor ABD'de hiç satış yapamadı



Lineadecor Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş, ABD'deki mortgage krizi nedeniyle, bu ülkede kurdukları 'Lineadecor USA' adlı şirketlerinin hiç satış yapamadığını bildirdi. Ecemiş, Türkiye'deki durgunluk nedeniyle de cirolarında yüzde 7-8 düşüş beklediklerini kaydetti.

İngiltere'de konut fiyatı dip yaptı

İngiltere'de konut fiyatı dip yaptı



İngiltere'de ev fiyatlarının 1930'lu yılların başında yaşanan büyük ekonomik krizden bu yana en büyük yıllık düşüşü kaydettiği ve geçen Ağustos'tan bu yana yüzde 12.7 değer kaybettiği açıklandı. Ülkenin en büyük mortgage sağlayıcısı olan Halifax'ın uzmanları, ortalama ev fiyatlarının 200 bin sterlinden 174 bin 178 sterline gerilediğini bildirdi. Uzmanlar, ortalama bir evin 12 aylık değer kaybının 25 bin sterlin civarında olduğunu belirtti.

30 Soru 30 Cevapla Mortgage

30 Soru 30 Cevapla Mortgage



Türkiye yepyeni bir sistemle tanışıyor. Mortgage, 1.5 milyonluk konut açığımıza ilaç olacak. Bu sistemle ev sahibi olmak kolay ama inceliklerini öğrenmek lazım

***

Öğrenin yanılmayın

Birkaç yıldır adını duyduğumuz ama ne olduğunu çok da öğrenemediğimiz mortgage sistemi, sonunda hayatımıza giriyor. Bu sistemle ev sahibi olmak kolaylaşacak fakat yanlış hesaplar sizi zor durumda bırakabilir. Sistemin şu an uygulanan konut kredilerinden ne farkı olduğu ve nasıl uygulanacağı yolundaki kafanızda oluşabilecek soruların cevaplarını bularak sisteme girmeniz sizin zararlarınızı da önleyecektir.

1-Mortgage nedir?
MORTGAGE
, bir taşınmazın, bu taşınmazı elinde bulunduran bir kişiden ya da kurumdan belirli koşullarda başka bir kişi ya da kurum eline geçmesi işidir. Mortgage, Türkçe 'morgıç' ya da 'morgeyç' diye okunmaktadır. Türkçe çeviri üzerinde çalışılsa da, "İpotekli Konut Kredisi ya da Uzun Vadeli İpotekli Konut Kredisi" olarak düşünülebilir. Her ne kadar İpotekli Konut Kredisi sistemine benzese de, yasa çıktığında Mortgage'in çok farklı ve hem kullanıcıya, hem de kullandırana yarar sağlayacak özellikleri olacağını göreceğiz.

2-Mortgage ile ev aldınız, o ev sizin mi oldu? Ödeme güçlüğü çekerseniz ne olur?
MORTGAGE
ile aldığınız eve hemen yerleşebilirsiniz ve kira ödemekten kurtulursunuz. Ama yükümlülüklerinizi tamamlayıncaya kadar o ev sizin değildir. Tüm kredi borcunuz kapandığında ev sizin olur. Ödeme güçlüğü çekmeniz durumunda tabii ki, sistemden çıkışınız mümkündür.

3-Toplu konuttan ne farkı var?
DEVLETİN ve belediyelerin konutlandırma anlayışı büyük ölçüde toplu konut mantığına dayanıyor. Toplu konut yaklaşımı ise, tabiatı icabı oluşturulduğu mevkide büyük rantları da beraberinde getiriyor. Buna karşın, mortgage sistemi etkin bir sermaye piyasasını gerektiriyor. Son 10 yıldır yaşadığımız inişli çıkışlı iktisadi şartlar, zaten sığ olan sermaye piyasalarımızı ne yazık ki, etkinlikten hayli uzaklaştırdı.

4- Mortgage ile neler olacak?
MORTGAGE, kesinlikle ucuz ve uzun vadede konut kredisi ile ev sahibi olmak isteyenlere çok yarayacaktır. Öte yandan, mortgage sistemindeki konutlar, belirli bir yapı güvenliği, imarlı yapı gibi koşullar içerdiği için sağlıksız konutlar yerine sağlıklı ve yaşanabilir konutlara talep olacaktır. Bu konutlar, deprem güvenliği gibi konularda da belirli düzeyleri sağlayacağından güvenilir konutlar ve şehirler oluşmasında katkısı olacaktır.

TÜM SEKTÖRLER CANLANACAK
Mortgage ile emlak, inşaat piyasası ve konutla ilgili tüm sektörler (perdeciden tutun da parkeciye kadar, döşeme ve dekorasyon işlerinden tutun da, boyacılara kadar) hareketlenecek ve hem piyasa canlanacak, hem de ekonomik büyüme ve iş sağlama olanakları doğacaktır. Mortgage ile konut satışları denetim altına alınacak ve böylece devlet daha fazla vergi toplayabilecektir.

5-Ne zaman başlayacak?
MORTGAGE sisteminin ülkemizde henüz ne zaman başlayacağı tam olarak bilinmemektedir. Gerek kredi verecek özel kuruluşlar, gerekse yasal alt yapıyı hazırlayan kamu kurumları Mortgage sistemi ile ilgili son detayları da sonuçlandırmaya ve konut kredisi sistemini 2006 yılının başlarında uygulamaya geçirmeye hazırlanmaktadırlar.

6-Sistem nasıl işliyor?
MORTGAGE piyasasında iki tip piyasa var. Birincil piyasa, finans kuruluşlarının kişilere verdiği kredilerden oluşuyor. Burada teminat olarak çoğunlukla tüketicinin ödeme gücü ve almak istediği konut dikkate alınıyor. Yurt dışında finans kuruluşlarına yardımcı olan servis sağlayıcı firmalar var, fakat henüz bu yapı Türkiye'de oturmuş değil.

İKİNCİL YATIRIMCILAR...
İkinci el piyasada ise finans kuruluşları veya kurumlar bu kredileri satın alıp, yurt dışından veya yurt içinden ikincil yatırımcılara satıyor. Burada farklı metotlar uygulansa da çoğunlukla finans kuruluşları tahvil veya hisse senedi çıkarıp satıyor. Özünde varlığa dayalı menkul kıymet ihracı yapılıyor. Burada alıcı zenginler, emeklilik fonları, sigortalar, direkt müşteri ile ilişki halinde olmayan toptan piyasadan kişiler oluyor. İkinci el piyasası finans kuruluşlarının likidite sorunu yaşamasını engelliyor ve verdiği kredilerin teminatını çabuk geri almasında yardımcı oluyor.

30 Soru 30 Cevapla Mortgage

30 Soru 30 Cevapla Mortgage



Türkiye yepyeni bir sistemle tanışıyor. Mortgage, 1.5 milyonluk konut açığımıza ilaç olacak. Bu sistemle ev sahibi olmak kolay ama inceliklerini öğrenmek lazım

***

Öğrenin yanılmayın

Birkaç yıldır adını duyduğumuz ama ne olduğunu çok da öğrenemediğimiz mortgage sistemi, sonunda hayatımıza giriyor. Bu sistemle ev sahibi olmak kolaylaşacak fakat yanlış hesaplar sizi zor durumda bırakabilir. Sistemin şu an uygulanan konut kredilerinden ne farkı olduğu ve nasıl uygulanacağı yolundaki kafanızda oluşabilecek soruların cevaplarını bularak sisteme girmeniz sizin zararlarınızı da önleyecektir.

1-Mortgage nedir?
MORTGAGE
, bir taşınmazın, bu taşınmazı elinde bulunduran bir kişiden ya da kurumdan belirli koşullarda başka bir kişi ya da kurum eline geçmesi işidir. Mortgage, Türkçe 'morgıç' ya da 'morgeyç' diye okunmaktadır. Türkçe çeviri üzerinde çalışılsa da, "İpotekli Konut Kredisi ya da Uzun Vadeli İpotekli Konut Kredisi" olarak düşünülebilir. Her ne kadar İpotekli Konut Kredisi sistemine benzese de, yasa çıktığında Mortgage'in çok farklı ve hem kullanıcıya, hem de kullandırana yarar sağlayacak özellikleri olacağını göreceğiz.

2-Mortgage ile ev aldınız, o ev sizin mi oldu? Ödeme güçlüğü çekerseniz ne olur?
MORTGAGE
ile aldığınız eve hemen yerleşebilirsiniz ve kira ödemekten kurtulursunuz. Ama yükümlülüklerinizi tamamlayıncaya kadar o ev sizin değildir. Tüm kredi borcunuz kapandığında ev sizin olur. Ödeme güçlüğü çekmeniz durumunda tabii ki, sistemden çıkışınız mümkündür.

3-Toplu konuttan ne farkı var?
DEVLETİN ve belediyelerin konutlandırma anlayışı büyük ölçüde toplu konut mantığına dayanıyor. Toplu konut yaklaşımı ise, tabiatı icabı oluşturulduğu mevkide büyük rantları da beraberinde getiriyor. Buna karşın, mortgage sistemi etkin bir sermaye piyasasını gerektiriyor. Son 10 yıldır yaşadığımız inişli çıkışlı iktisadi şartlar, zaten sığ olan sermaye piyasalarımızı ne yazık ki, etkinlikten hayli uzaklaştırdı.

4- Mortgage ile neler olacak?
MORTGAGE, kesinlikle ucuz ve uzun vadede konut kredisi ile ev sahibi olmak isteyenlere çok yarayacaktır. Öte yandan, mortgage sistemindeki konutlar, belirli bir yapı güvenliği, imarlı yapı gibi koşullar içerdiği için sağlıksız konutlar yerine sağlıklı ve yaşanabilir konutlara talep olacaktır. Bu konutlar, deprem güvenliği gibi konularda da belirli düzeyleri sağlayacağından güvenilir konutlar ve şehirler oluşmasında katkısı olacaktır.

TÜM SEKTÖRLER CANLANACAK
Mortgage ile emlak, inşaat piyasası ve konutla ilgili tüm sektörler (perdeciden tutun da parkeciye kadar, döşeme ve dekorasyon işlerinden tutun da, boyacılara kadar) hareketlenecek ve hem piyasa canlanacak, hem de ekonomik büyüme ve iş sağlama olanakları doğacaktır. Mortgage ile konut satışları denetim altına alınacak ve böylece devlet daha fazla vergi toplayabilecektir.

5-Ne zaman başlayacak?
MORTGAGE sisteminin ülkemizde henüz ne zaman başlayacağı tam olarak bilinmemektedir. Gerek kredi verecek özel kuruluşlar, gerekse yasal alt yapıyı hazırlayan kamu kurumları Mortgage sistemi ile ilgili son detayları da sonuçlandırmaya ve konut kredisi sistemini 2006 yılının başlarında uygulamaya geçirmeye hazırlanmaktadırlar.

6-Sistem nasıl işliyor?
MORTGAGE piyasasında iki tip piyasa var. Birincil piyasa, finans kuruluşlarının kişilere verdiği kredilerden oluşuyor. Burada teminat olarak çoğunlukla tüketicinin ödeme gücü ve almak istediği konut dikkate alınıyor. Yurt dışında finans kuruluşlarına yardımcı olan servis sağlayıcı firmalar var, fakat henüz bu yapı Türkiye'de oturmuş değil.

İKİNCİL YATIRIMCILAR...
İkinci el piyasada ise finans kuruluşları veya kurumlar bu kredileri satın alıp, yurt dışından veya yurt içinden ikincil yatırımcılara satıyor. Burada farklı metotlar uygulansa da çoğunlukla finans kuruluşları tahvil veya hisse senedi çıkarıp satıyor. Özünde varlığa dayalı menkul kıymet ihracı yapılıyor. Burada alıcı zenginler, emeklilik fonları, sigortalar, direkt müşteri ile ilişki halinde olmayan toptan piyasadan kişiler oluyor. İkinci el piyasası finans kuruluşlarının likidite sorunu yaşamasını engelliyor ve verdiği kredilerin teminatını çabuk geri almasında yardımcı oluyor.

İhracatçı Büyükekşi dedi

İhracatçı Büyükekşi dedi

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin yeni başkanı Mehmet Büyükekşi oldu. İhracatçı bu kararı ile yönetimde 'istikrarın sürmesini' istedi.



Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanlığı için dört adayla başlayan yarışı, mevcut yönetiminin adayı olarak görülen Mehmet Büyükekşi kazandı. TİM'de halen Başkanvekili olarak görev yapan Mehmet Büyükekşi seçimde 201 oy alırken, diğer aday Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran 125 oy alabildi. İhracatçı böylece istikrar istediğini göstermiş oldu.

'Çözüm makamındayız'
TİM Başkanlığı'na seçilen Mehmet Büyükekşi, "TİM Başkanlığı, en büyük ve en önemli lafı söylemenin değil, en yapılabilir çözümü üretmenin makamıdır" dedi. Büyükekşi, yıllardır TİM yönetiminde olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu: "TİM'in yükseliş öyküsünü yaratan ekibin bir parçasıyım. Eksik kaldığımız yanları da sebepleriyle görme şansım oldu. Son derece tecrübeliyim."

İsmail gülle sürprizi
Seçimlerde sürpriz gelişme, güçlü aday olarak gösterilen ve İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi ile diğer tekstil ihracatçıları tarafından desteklendiği açıklanan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle'nin aday olmak için gerekli olan İcra Komitesi üyeliğine seçilememesi oldu. Böylece İsmail Gülle adaylık şansını kaybetti. Seçimlerin bir diğer başkan adayı Ali Kahyaoğlu da yarıştan Adnan Dalgakıran lehine çekildi.


‘Türk tipi mortgage krizi çıkabilir’

‘Türk tipi mortgage krizi çıkabilir’

EKONOMİ SERVİSİ

Lisanslı Değerleme Şirketleri Birliği Derneği Başkanı Ali Çetin Önder, bankalar, lisanslı şirketlerden değerleme almadan konut kredisi verdiği için Türk tipi mortgage krizinin çıkabileceğini söyledi.

Önder, bankaların daha fazla konut kredisi verebilmek için 50 bin YTL’ye kadar olan krediler için değerleme hizmeti almadığını belirterek şöyle konuştu:
“50 bin YTL’ye kadar olan kredilerin onayını bankaların şube müdürleri veriyor. Söz konusu kredilerin toplam konut kredileri içindeki payı yüzde 40 oranında. Bazı bankalar şube müdürlerine tanıdıkları yetkinin sınırını 100 bin YTL’ye çıkarmak istiyor. Bu durumda toplam konut kredilerinin yüzde 80’i değerleme dışında kalır.”

‘Yüzde 100 kredi, riskli’
Konut değerinin yüzde 100’ü kadar kredi kullanılmasının da krize neden olabileceğini kaydeden Önder şu bilgileri verdi:
“Mortgage uygulamasında konutun yüzde 75’ine kadar kredi kullandırılır. Konut bedelinin yüzde 100’ü kadar kredi kullanıldığında kredi riske girer. Geri ödeme sorunu ortaya çıktığında banka teminatlı konutu satışa çıkarmak zorunda. Satışa çıkan konut sayısı da arttıkça konut fiyatlar düşer. Bu da Türk tipi mortgage krizine yol açabilir.”
Önder, gayrimenkul alım satımlarının tapuda gerçek bedel üzerinden tescil edilmesi için kanun çıkartıldığını hatırlatarak, “Ancak gerçek bedelin nasıl tespit edileceği hakkında henüz bir düzenleme yapılmadı” dedi.

BDDK, mortgage krizini inceledi

BDDK, mortgage krizini inceledi

ANKARA AA

ABD’deki Mortgage krizini analiz eden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK, ABD’de hükümet seçimleriyle birlikte, merkez bankası yönetiminin değişmesinin, para ve ekonomi politikaları arasındaki alışılagelmiş uyumu bozduğunu ve bu durumun mortgage kredilerine de yansıdığını belirterek, kredi krizi olarak piyasalara yansıyan bu durumun, 2007 yılının üçüncü çeyreğinden sonra likidite krizine dönüştüğünü kaydetti.

Likidite krizi
Yapılan çalışmada, yetki çakışmasının sorun tespitini geciktirdiği bilgisine yer verilmesinin yanı sıra, kredi derecelendirme kuruluşlarının ABD subprime mortgage kredilerine dayalı menkul kıymetlere yatırım yapmanın riskleri konusunda yatırımcıları uyarmakta yeterince hızlı davranmadığı bilgisi de yer aldı.
BDDK’ya göre, menkul kıymetlerin fonlanmasında yaşanan sıkışıklık, kredi türev piyasalarının genişlemesi, kredi derecelendirme sürecindeki sorunlar da krizin diğer nedenleri.
Analize göre, kriz her ne kadar başlangıcında bir mortgage krizi olarak ortaya çıksa da takip eden süreçte bir likidite krizine dönüştü. Analizde FED’in, altı aylık dönemde vadeli ihaleler ile piyasaya 490 milyar dolar tutarında likidite desteğinde bulunduğı da hatırlatıldı.

İngiliz Halifax'a göre mortgage krizi 2010'a kadar sürecek

İngiliz Halifax'a göre mortgage krizi 2010'a kadar sürecek

İngiltere;nin en büyük tutsat (mortgage) kredisi sağlayıcısı Halifax'a göre, ABD;de başlayıp bütün dünyaya
yayılma eğilimi gösteren kredi krizinin etkileri 2010'a kadar sürecek.
Halifax Genel Müdürü Andy Horby, ABD;de ev fiyatlarının yeniden yükselişe
geçmesi için 18 aylık bir süreye ihtiyaç bulunduğunu savundu.
Bu şartlarda İngiltere;de hükümetin piyasayı hareketlendirmek için
alacağı herhangi bir önlemin etkili olmasının beklenemeyeceğini belirten Horby,
Bankaların yeniden kredi verebilmeleri için piyasadaki güven ortamının yeniden
tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
Borçlanmasının üçte ikisini ABD ve diğer ülkelerden sağlayan İngiliz
bankalarının ise bir süre daha krizin etkilerini yaşamasının kaçınılmaz olduğuna
dikkati çeken Andy Horby, birbirine bağlı bütün bu olumsuz etkilerin piyasaların
üzerinden kalkması için de en az 18 aylık bir süreye ihtiyaç bulunduğunu
kaydetti.

Halifax: Mortgage krizi 2010’a kadar sürecek

Halifax: Mortgage krizi 2010’a kadar sürecek

AA

İngiltere’nin en büyük mortgage kredisi sağlayıcısı Halifax’a göre, ABD’de başlayıp bütün dünyaya yayılma eğilimi gösteren kredi krizinin etkileri 2010’a kadar sürecek.

Halifax Genel Müdürü Andy Horby, ABD’de ev fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi için 18 aylık bir süreye ihtiyaç bulunduğunu savundu.
Bu şartlarda İngiltere’de hükümetin piyasayı hareketlendirmek için alacağı herhangi bir önlemin etkili olmasının beklenemeyeceğini belirten Horby, bankaların yeniden kredi verebilmeleri için piyasadaki güven ortamının yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
Borçlanmasının üçte ikisini ABD ve diğer ülkelerden sağlayan İngiliz bankalarının ise bir süre daha krizin etkilerini yaşamasının kaçınılmaz olduğuna dikkati çeken Andy Horby, birbirine bağlı bütün bu olumsuz etkilerin piyasaların üzerinden kalkması için de en az 18 aylık bir süreye ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

ABD Hazinesi, Mortgage devlerine el koydu

ABD Hazinesi, Mortgage devlerine el koydu

AHU ÖZYURT Washington

ABD’de süren gayrimenkul finansmanı krizinde gelinen en son noktada piyasanın belirleyicisi konumundaki Fannie Mae ve Freddie Mac isimli iki şirket artık devlet kontrolüne geçti.

Böylelikle bir anlamda bankacılık sektörünü finanse eden en büyük iki kuruluşun da “batık” olduğu tescillenmiş oldu. Fannie ve Freddie’nin önemi iki şirketin ABD mortgage piyasasındaki kredinin yüzde 50’sinden fazlasını yönetiyor olmasından kaynaklanıyor. Uzmanlara göre bu, 5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe tekabül ediyor. İki şirketi kurtarma operasyonunun maliyetinin onlarca milyar doları bulabileceği belirtiliyor.
Kriz öncesi ticari bankalar ev sahiplerine verdikleri borcu Fannie ve Freddie üzerinden paketleyerek bono olarak piyasaya sürüyorlardı. Bankacılık sektörünün hızla daralması Fannie Mae ve Freddie Mac’in para tabanını küçülttü ve borç verebilme kabiliyetinin tahmin edilenin altında olduğunu ortaya çıkardı.

İkinci el faizler düşecek
Ardarda yaşanan banka batışları da Fannie ve Freddie’nin borç çevirme olasılığını iyice zora soktu. Her iki şirketin hazine kontrolüne geçtiğini Hazine Bakanı Henry Paulson dün New York’ta düzenlediği bir basın toplantısı ile açıkladı. ABD Hazinesi, yaptığı bu atakla hem ABD Mortgage piyasasında ikinci el faizlerin düşmesini sağlayacak hem de ardarda yaşanan bölgesel banka batışlarının da kısmen önüne geçebilecek. Hazine, ayrıca mortgage destekli hisse senetlerini de satın alacağını açıklayarak piyasaya güven vermiş oldu.
FED Başkanı Ben Bernanke, “Kararı memnuniyetle karşılıyoruz. Bu adımlar gayrimenkul piyasasını güçlendirecek ve piyasalarda istikrarı teşvik edecektir” derken Başkan Adayları John McCain ve Barack Obama da kararı desteklediklerini açıkladılar. Fannie Mae ve Freddie Mac, Roosevelt yönetimi tarafından tarafından 1938 yılında Büyük Buhranın aşılması, halkın ucuza konut alabilmesi ve ekonominin canlanması için özel şirket statüsünde kuruldu. Her iki isim de Federal National Mortgage Association ve Federal National Mortgage Corporation kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıktı.

Bush elini taşın altına koydu dünya borsaları uçuşa geçti

Bush elini taşın altına koydu dünya borsaları uçuşa geçti

Songül Hatısaru

ABD hükümetinin iki mortgage devi Fannie Mae ve Freddie Mac’e el koyması dünya piyasalarında doping etkisi yaptı. Asya pasifik borsalarının yanı sıra İMKB’deki yükseliş de yüzde 3’ün üstüne çıktı

Ekonomi tarihinin en pahalı devlet müdahalesiyle, ABD’de 12 trilyon dolarlık mortgage kredilerinin yaklaşık yarısına sahip olan ya da garanti eden Fannie Mae ve Freddie Mac’in tam kontrölü Amerikan hükümetine geçti.
Amaç zor durumdaki konut piyasasını canlandırmak ve artık birinci yılını dolduran ve dünya ekonomisini resesyona sürükleyen kredi krizini durdurmak. Hazine Bakanı Henry Paulson yaptığı yazılı açıklamada, “Konutta bu düzeltme bitmeden ekonomimiz ve piyasalarımız toparlanamayacak” dedi.

5.4 trilyon dolarlık müdahale
Toplam mortgage pazarının yarısını kontrol eden bu iki kurum, 5.4 trilyon doları bulan martgage kredisinin sağlayıcı konumundaydı.
Bu anlamda Bush liderliğindeki ABD hükümeti müdahaleyle bir anlamda bu miktarı garanti etmiş oldu. ABD’de hükümetin iki dev kuruma el koyması, global mortgage krizine ilişkin kaygıları azalttı. Global olarak bu iki şirketi fonlayan kurumlar ve bu kurumlarin bonolarına yatırım yapan yatırımcılar rahatladı.
Kredi sistemininde yaşanması beklenen rahatlamanın etkisiyle, son günlerde global büyüme kaygılarıyla gerileyen dünya borsaları adeta uçuşa geçti. Amerikan borsaları güne yüzde 2.5’u bulan yükselişle başladı. Çin dışındaki Asya pasifik borsaları da yüzde 3’e yakın yükselişlerle günü tamamladı.
Japonya Nikkei yüzde yüzde 3.4, Hong - Kong yüzde 4.3, Tayland yüzde 3.1 oranında yükseldi. Bu yükselişin etkisiyle Avrupa borsaları ve İMKB’de güne yüzde 3’ü aşan artışlarla başladı. Avrupa borsaları da yükselişle başladı. Fransa Cac yüzde 4.69, Almanya Xetra Dax yüzde 3.40, İngiltere FTSE yüzde 3.81, İMKB yüzde 3.74 yükselerek başladılar. Kısa vadede olumlu görünen bu hareketin uzun dönemde ne gibi etkiler yapacağı ve sermaye dağılımının ne ölçüde etkileneceği izlenecek.

Dolar 1.22’ye geriledi
Yurtdışı piyasalarda euro - dolar paritesindeki harekete paralel dolar kuru da dün hızla geriledi. Cuma günü 1.2420 seviyelerini gören dolar, 1.6 YKr’lik düşüşle, 1.22’li seviyelere geri geldi. Gösterge faiz ise yüzde 19.02 seviyesinden, 18.72 seviyesine geriledi.
Hak Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Ömer Dilber, iki dev kuruma el konmasının, global mortgage krizinin geldiği noktada şimdilik duraksamaya neden olduğunu söyledi.
Global olarak bu iki şirketi fonlayan kurumlar ve bu kurumların bonolarına yatırım yapan yatırımcılarda bir rahatlama meydana geldiğini belirten Dilber,
“Müdahalenin başarılı olup olamayacağını zaman gösterecek. Riskli ama göründüğü kadarıyla kaçınılmaz bir karardı” dedi.

İMKB Başkanı Erkan: Yerliye eşitlik tanınsın, bıyıklı yabancı sorunu bitsin
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, vergide yerli aleyhine eşitsizlik nedeniyle bazı Türk yatırımcıların İMKB’de ‘yabancı’ olarak ya da Londra başta olmak üzere yabancı ülke borsaları üzerinden işlem yapmasından duyduğu rahatsızlığı ifade etti. Erkan, SPK Başkanı Turan Erol’un, İMKB’de işlem yapan yabancı yatırımcıların bir kısmının Türk olduğu tespitinin doğru olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bu konuda kesin bir oran veremeyeceğim. Bu tip yerli yatırımcıların önemli bir bölümü Londra merkezli işlem yapmakta ise de, çok farklı ülkelerden işlem yapan yerli yatırımcılara rastlamak da mümkün. Tabii bunun en önemli nedenlerinden biri, yerli ve yabancı yatırımlara uygulanan farklı vergi oranları. Bu konuyu müteaddit defalar dile getirdiğimiz halde henüz sorun devam ediyor. Bu eşitsizliğin bir an önce giderilmesi gerekiyor.

Düze çıkmaya daha iki çeyrek var
Erkan, uluslararası piyasalarda başlayan sürecin tam “Hız kesti ve sonuna gelindi” denildiği bir noktada tekrar alevlendiğini belirtti. Erkan, “Kriz önemli finansal kuruluşları içine çekmeye devam ediyor. 2008 yılı Ağustos ayı sonu itibariyle küresel zarar 515 milyar dolara yaklaşmış durumda. Küresel piyasalarda yaşanan krizin etkilerinin iki çeyrek dönem daha hissedildikten sonra, 2009 yılı ikinci çeyreğinden itibaren piyasaların toparlanacağı kanaatindeyim” yorumunu yaptı.

ABD Hazine Bakanı Paulson: Maliyet konut fiyatlarındaki istikrara bağlı
ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, konut kredisi sektöründeki Fannie Mae ve Freddie Mac’ın el konulmasının maliyetini, ABD’deki konut fiyatlarındaki istikrarın belirleyeceğini söyledi. Paulson, CNBC Televizyonuna yaptığı açıklamada, müdahalenin maliyetinin şu an itibarıyla tahmin edilemeyeceğini belirterek, konut sektöründeki fiyatların istikrara girerek, konut sektörünün eski günlerine dönmesinin ardından gerçek maliyeti nihai olarak ortaya çıkaracağını bildirdi.
Bu arada, Avrupa Merkez Bankası Baaşkanı Jean Claude Trichet de yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin müdahale kararının memnuniyet verici olduğunu kaydetti.

1 milyar dolarlık hisse alınacak
ABD Hazinesi önümüzdeki günlerde şirketlerin özsermaye yeterliliklerini sağlamak için 100’er milyar dolara varan tercihli hisse senedi alacak. ABD Hazinesi’nin önümüzdeki günlerde 1 milyar dolarlık tercihli hisse senedi alması ve Fannie ile Freddie’deki hisse oranını yüzde 80’e çıkarması bekleniyor.
ABD hükümeti bu müdahaleyle şirketlerin özsermayelerini artıya geçireceğinden şirketlern çıkardığı ve garanti ettiği tahvilleri ellerinde tutan yatırımcılara güvence sağlamış olacak. ABD Hazine Bakanı Henry Paulson’ın kararları Fed Başkanı Ben Bernanke’yle danışarak aldığı belirtiliyor.

Bush elini taşın altına koydu dünya borsaları uçuşa geçti

Bush elini taşın altına koydu dünya borsaları uçuşa geçti

Songül Hatısaru

ABD hükümetinin iki mortgage devi Fannie Mae ve Freddie Mac’e el koyması dünya piyasalarında doping etkisi yaptı. Asya pasifik borsalarının yanı sıra İMKB’deki yükseliş de yüzde 3’ün üstüne çıktı

Ekonomi tarihinin en pahalı devlet müdahalesiyle, ABD’de 12 trilyon dolarlık mortgage kredilerinin yaklaşık yarısına sahip olan ya da garanti eden Fannie Mae ve Freddie Mac’in tam kontrölü Amerikan hükümetine geçti.
Amaç zor durumdaki konut piyasasını canlandırmak ve artık birinci yılını dolduran ve dünya ekonomisini resesyona sürükleyen kredi krizini durdurmak. Hazine Bakanı Henry Paulson yaptığı yazılı açıklamada, “Konutta bu düzeltme bitmeden ekonomimiz ve piyasalarımız toparlanamayacak” dedi.

5.4 trilyon dolarlık müdahale
Toplam mortgage pazarının yarısını kontrol eden bu iki kurum, 5.4 trilyon doları bulan martgage kredisinin sağlayıcı konumundaydı.
Bu anlamda Bush liderliğindeki ABD hükümeti müdahaleyle bir anlamda bu miktarı garanti etmiş oldu. ABD’de hükümetin iki dev kuruma el koyması, global mortgage krizine ilişkin kaygıları azalttı. Global olarak bu iki şirketi fonlayan kurumlar ve bu kurumlarin bonolarına yatırım yapan yatırımcılar rahatladı.
Kredi sistemininde yaşanması beklenen rahatlamanın etkisiyle, son günlerde global büyüme kaygılarıyla gerileyen dünya borsaları adeta uçuşa geçti. Amerikan borsaları güne yüzde 2.5’u bulan yükselişle başladı. Çin dışındaki Asya pasifik borsaları da yüzde 3’e yakın yükselişlerle günü tamamladı.
Japonya Nikkei yüzde yüzde 3.4, Hong - Kong yüzde 4.3, Tayland yüzde 3.1 oranında yükseldi. Bu yükselişin etkisiyle Avrupa borsaları ve İMKB’de güne yüzde 3’ü aşan artışlarla başladı. Avrupa borsaları da yükselişle başladı. Fransa Cac yüzde 4.69, Almanya Xetra Dax yüzde 3.40, İngiltere FTSE yüzde 3.81, İMKB yüzde 3.74 yükselerek başladılar. Kısa vadede olumlu görünen bu hareketin uzun dönemde ne gibi etkiler yapacağı ve sermaye dağılımının ne ölçüde etkileneceği izlenecek.

Dolar 1.22’ye geriledi
Yurtdışı piyasalarda euro - dolar paritesindeki harekete paralel dolar kuru da dün hızla geriledi. Cuma günü 1.2420 seviyelerini gören dolar, 1.6 YKr’lik düşüşle, 1.22’li seviyelere geri geldi. Gösterge faiz ise yüzde 19.02 seviyesinden, 18.72 seviyesine geriledi.
Hak Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Ömer Dilber, iki dev kuruma el konmasının, global mortgage krizinin geldiği noktada şimdilik duraksamaya neden olduğunu söyledi.
Global olarak bu iki şirketi fonlayan kurumlar ve bu kurumların bonolarına yatırım yapan yatırımcılarda bir rahatlama meydana geldiğini belirten Dilber,
“Müdahalenin başarılı olup olamayacağını zaman gösterecek. Riskli ama göründüğü kadarıyla kaçınılmaz bir karardı” dedi.

İMKB Başkanı Erkan: Yerliye eşitlik tanınsın, bıyıklı yabancı sorunu bitsin
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, vergide yerli aleyhine eşitsizlik nedeniyle bazı Türk yatırımcıların İMKB’de ‘yabancı’ olarak ya da Londra başta olmak üzere yabancı ülke borsaları üzerinden işlem yapmasından duyduğu rahatsızlığı ifade etti. Erkan, SPK Başkanı Turan Erol’un, İMKB’de işlem yapan yabancı yatırımcıların bir kısmının Türk olduğu tespitinin doğru olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bu konuda kesin bir oran veremeyeceğim. Bu tip yerli yatırımcıların önemli bir bölümü Londra merkezli işlem yapmakta ise de, çok farklı ülkelerden işlem yapan yerli yatırımcılara rastlamak da mümkün. Tabii bunun en önemli nedenlerinden biri, yerli ve yabancı yatırımlara uygulanan farklı vergi oranları. Bu konuyu müteaddit defalar dile getirdiğimiz halde henüz sorun devam ediyor. Bu eşitsizliğin bir an önce giderilmesi gerekiyor.

Düze çıkmaya daha iki çeyrek var
Erkan, uluslararası piyasalarda başlayan sürecin tam “Hız kesti ve sonuna gelindi” denildiği bir noktada tekrar alevlendiğini belirtti. Erkan, “Kriz önemli finansal kuruluşları içine çekmeye devam ediyor. 2008 yılı Ağustos ayı sonu itibariyle küresel zarar 515 milyar dolara yaklaşmış durumda. Küresel piyasalarda yaşanan krizin etkilerinin iki çeyrek dönem daha hissedildikten sonra, 2009 yılı ikinci çeyreğinden itibaren piyasaların toparlanacağı kanaatindeyim” yorumunu yaptı.

ABD Hazine Bakanı Paulson: Maliyet konut fiyatlarındaki istikrara bağlı
ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, konut kredisi sektöründeki Fannie Mae ve Freddie Mac’ın el konulmasının maliyetini, ABD’deki konut fiyatlarındaki istikrarın belirleyeceğini söyledi. Paulson, CNBC Televizyonuna yaptığı açıklamada, müdahalenin maliyetinin şu an itibarıyla tahmin edilemeyeceğini belirterek, konut sektöründeki fiyatların istikrara girerek, konut sektörünün eski günlerine dönmesinin ardından gerçek maliyeti nihai olarak ortaya çıkaracağını bildirdi.
Bu arada, Avrupa Merkez Bankası Baaşkanı Jean Claude Trichet de yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin müdahale kararının memnuniyet verici olduğunu kaydetti.

1 milyar dolarlık hisse alınacak
ABD Hazinesi önümüzdeki günlerde şirketlerin özsermaye yeterliliklerini sağlamak için 100’er milyar dolara varan tercihli hisse senedi alacak. ABD Hazinesi’nin önümüzdeki günlerde 1 milyar dolarlık tercihli hisse senedi alması ve Fannie ile Freddie’deki hisse oranını yüzde 80’e çıkarması bekleniyor.
ABD hükümeti bu müdahaleyle şirketlerin özsermayelerini artıya geçireceğinden şirketlern çıkardığı ve garanti ettiği tahvilleri ellerinde tutan yatırımcılara güvence sağlamış olacak. ABD Hazine Bakanı Henry Paulson’ın kararları Fed Başkanı Ben Bernanke’yle danışarak aldığı belirtiliyor.

Altın fiyatları yükseldi

Altın fiyatları yükseldi



Altın fiyatları yüzde 2 düzeyinde yükseliş gösterdi.

Asya piyasalarında, 800 dolar düzeyinde seyreden altının ons fiyatı, 815,20 dolara çıktı.

Altının değer kazanmasında, ABD yönetiminin, dev tutsat (mortgage) şirketleri Fannie Mae ve Freddie Mac'in denetimine, daha büyük bir krizin çıkmaması amacıyla el koyması etkili oldu.

Piyasaların istikrara gireceği beklentisi ve emtia fiyatlarındaki artış altının yükselişinde belirleyici unsurlar oldu.

Stocks rise globally as U.S. government seizes Fannie, Freddie

Stocks rise globally as U.S. government seizes Fannie, Freddie

Hurriyet English with wires

Stocks rose in Europe and Asia, sending the MSCI World Index to its biggest gain since April, on speculation the U.S. government's takeover of Fannie Mae and Freddie Mac will shore up the mortgage market. U.S. index futures climbed, while Treasuries fell the most in two months. (UPDATED)

The MSCI World Index added 1.7 percent to 1,290.56 at 10:07 a.m. in London as all 10 industry groups except for health-care companies rose. Europe's Dow Jones Stoxx 600 Index and the MSCI Asia Pacific Index each climbed the most since January, advancing 4 percent and 4.4 percent, respectively. Futures on the Standard & Poor's 500 Index rose 3.1 percent.

The U.S. government on Sunday seized control of mortgage finance companies Fannie Mae and Freddie Mac, launching what could be its biggest federal bailout ever, in a bid to support the United States housing market and ward off more global financial market turbulence. Treasury Secretary Henry Paulson said the government will provide short-term funding to the two biggest U.S. mortgage-finance companies and purchase debt backed by home loans.

The takeover of Fannie Mae and Freddie Mac "is the beginning of the end of the problem," Lucy MacDonald, the London-based chief investment officer of global equities at RCM Ltd., told Bloomberg. "We'll see a floor put under financial shares."

Fannie Mae fell 60 percent in Germany and Freddie Mac lost 56 percent after the Treasury's plan eliminated their dividends and left common stockholders last in line for any claims.

Officials were concerned mounting losses at the two companies, which own or guarantee almost half of the country's $12 trillion in outstanding home mortgage debt, was sapping their vitality and threatening to undermine them at a time other sources of housing finance have largely run dry.

"Our economy and our markets will not recover until the bulk of this housing correction is behind us," U.S. Treasury Secretary Henry Paulson said at a news conference. "Fannie Mae and Freddie Mac are critical to turning the corner on housing."

The two companies, publicly traded but also serving a government mission to support housing, were put in a conservatorship that allows their stock to keep trading but puts common shareholders last in any claims.

Their top executives were ousted. Freddie Mac chief executive Richard Syron and Fannie Mae's CEO, Daniel Mudd, were replaced by David Moffett, a former top official at U.S. Bancorp and Herb Allison, formerly with Merrill Lynch and pension fund TIAA-CREF.

In addition, the U.S. Treasury will immediately take a $1 billion equity stake in each company in the form of senior preferred stock and if needed could inject up to $100 billion into each firm.

Türkiye'nin ihracat artışından başka moral kaynağı yok

Türkiye'nin ihracat artışından başka moral kaynağı yok

ANKA

TİM15’inci Genel Kurulu’nda konuşan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen “ Daha çok yapacak işimiz var. Bir an önce seçim işini aradan çıkarın da ihracatımıza bakalım” dedi.

Tüzmen yarışın centilmence geçmesi temennisinde bulunarak konuşmasında “ değişim ve devamlılık “ mesajlarını birlikte verirken “Seçimlere ihracat sayesinde Türkiye’yi ve ekonomiyi daha yukarılara taşımayı amaçlayan bir bayrak yarışı olarak bakılmalı” diye konuştu.

Devlet Bakanı Tüzmen ihracatçılara seslenirken Türkiye’nin onlu,yirmili ve otuzlu milyar dolarlı rakamların ardından ihracatta daha çok kısa zaman öncesine kadar hayal olarak görülen rakamlara hızlı bir şekilde ulaşıldığına ve son rakamlarla ihracatta 130 milyar doların üzerine çıkıldığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu noktalara hiç kolay gelmedik. Büyük mücadeleler verdik. Yüksek faiz ve aşırı değerlenmiş kur ortamında ihracatçıların büyük özverileriyle bu ihracat rakamlarını sağladık. Şimdi centilmence yapılacak seçim sonucunda göreve gelecek yeni başkanla 2012 için koyduğumuz 200 milyar dolarlık ihracat hedefimize biraz daha yaklaşmayı düşünmeliyiz. Daha sonra gelecek başkanlarla da 2023’te 500 milyar dolarlık ihracat hayalimizi gerçekleştirmek istiyoruz.”

TÜZMEN: İHRACAT ARTIŞINDAN BAŞKA MORAL KAYNAĞI YOK

Tüzmen “Türkiye’nin şu anda ihracat artışından başka bir moral kaynağı da yok. Türkiye artık dünyada saygın bir dış ticaret ülkesi. Bu başarılar ilerde çok anlatılacak” dedi.

İhracatın seyri hakkında da bilgi veren Tüzmen, geliştirdikleri Asya, Afrika ve komşu ülke stratejileri sayesinde ihracatta önemli açılımlar sağlandığına işaret ederek “ 2002 yılında sadece 8 ülkeye ihracat bir milyar doların üzerinde iken şimdi bu rakam 20 ülkeye çıktı. 2002’de 7 kalem üründe 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken şimdi bu rakam 20 kaleme çıktı. Şu anda 8 firma 1 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. Yeni başkanın döneminde bu sayıyı 20 firmaya çıkarmalıyız. İhracatçı sayısını da en az 10 bin yeni ihracatçı ekleyerek 50 binli rakamların üzerine ulaştırmalıyız. Ancak sadece sayı olarak da nitelik olarak da ihracatçılarımızın gelişmesi lazım. Yoksa bir masa bir ihracatçı olarak bu rakamların artmasını kast etmiyorum” şeklinde konuştu.

KRİZİN DÖRTE ÜÇÜ GERİDE

Uluslar arası ekonomilerde ve dış piyasalarda yaşanan krize değinen Tüzmen konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kapitalizmin beşiğinde çok ciddi konjonktürel değişimler yaşanıyor. ABD’de iki mortgage şirketi devletleştirildi. Artık buralarda bile özel firmaların yok olmasına izin verilmiyor. İngiltere’de de bankalar aynı durumda. Avrupa ve ABD ekonomilerinde gerilemeler yaşanıyor. Bu durum tehditler sunduğu kadar fırsatlar da sunuyor. Avrupa ekonomilerindeki yüzde 1’lik gerileme bizim ihracatımızda da yüzde 3’lük gerilemeye neden olacak. Avrupa’da firmalar el değiştiriliyor, evlilikler ve konsolidasyonlar yaşanıyor. Biz kendi aramızda birlik ve beraberlik durumu sağlarsak Avrupa’da yeni pazarlara ulaşabiliriz ve nihai tüketiciye doğrudan ulaşacak yeni zincirle oluşturabiliriz."

ÇOCUKLARINIZA İHRACAT ARTIŞIYLA KENDİNİZİ AFFETTİREBİLİRSİNİZ

Tüzmen, ihracatçılara konuşmasının son bölümünde şu mesajı verdi:

“Yeni başkan bu işin cefakarca ve fedakarca bir çaba gerektiğini bilmeli. Belki çocuklarının büyüme sürecine eskisi kadar eşlik edemeyebilir, ama çocuklarına büyüdüğünde ekonomideki ve ihracattaki büyümenin başarısını göstererek bir anlamda kendini çocuklarına affettirebilir.”

OĞUZ SATICI: YEDİ YILA 27 YILLIK İŞ SIĞDIRDIK

TİM Başkanı Oğuz Satıcı da yaptığı açılış konuşmasında “ Yedi yıl insan hayatı için çok uzun bir süre. Bu sürede yedi yılın içine 17 ve 27 yıllık işleri doldurarak bayrağı daha yukarı taşımaya çalıştım. İşimi gücümü bıraktım ve tam mesai olarak TİM başkanlığıyla ilgilendim. İsteyerek hiçbir hata yapmadım. Kişisel hiçbir çıkarı işimin önüne koymadım. Bu bir meslek değil ama tam zamanlı mesai gerektiren bir iş. Yeni başkan da bunu bilmeli” dedi. Satıcı konuşmasının son bölümünde “Ben de arkadaşlarıma yaptıklarımı değil yapamadıklarımı bırakacağım.Tüm enerjimle ve tecrübelerimle yeni yönetimin her zaman yanında ve arkasında olacağım” mesajı verdi.

Dünya borsaları kurtarmaya alkış tuttu, İMKB yüzde 3.58 yükseldi

Dünya borsaları kurtarmaya alkış tuttu, İMKB yüzde 3.58 yükseldi

Esra SAHİCİ

Mortgage krizinin yarattığı hasarı en aza indirmeye çalışan ABD hükümetinin mortgage kredi finansörleri olan Fannie Mae ve Freddie Mac’i devralması global borsalara doping etkisi yaptı.

Dün Asya borsalarında ralli yaşanırken, Avrupa ve ABD borsalarında da alkış sesleri yükseldi. Yurtdışını izleyen İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ise yüzde 4’e dayanan yükseliş kaydetti. Döviz piyasasında ise cuma günü 1.24 YTL’den kapanan dolar haftaya 1.21 YTL’ye gerileyerek başladı. Faizler ise yüzde 18.70 seviyesine kadar geriledi.

Asya borsaları coştu

Haftanın ilk işlem günü ABD borsalarının vadeli işlemlerinde Dow Jones yüzde 2.5 Nasdaq endekslerinde yüzde 3 civarında yükseliş gözlendi. ABD 10 yıllık Hazine kağıtları da son iki ayın en iyi gününü yaşadı. Asya borsaları ise resmen ralli yaptı. Asya borsalarında işlem gören en büyük hisselerin dahil edildiği MSCI Asya Pasifik Endeks’i yüzde 4 yükseliş gerçekleştirdi. Japonya’da Nikkei endeksi yüzde 3.38 prim yakaladı. Hong Kong Hang Seng endeksi ise yüzde 4.32 oranında değer kazandı.

Avrupa ralli yaptı

Avrupa borsaları da ilk işlem gününe büyük coşku ile başladı. Alman Dax Endeks’i gün içinde yüzde 4’e dayanan yükseliş kaydetti. Fransa Cac ise yüzde 4.59 oranında değer artışı yakalarken, İngiltere’de borsanın kazancı yüzde 3.81’i buldu. Dünya borsalarında bayram havası estiren Fannie Mae ve Freddie Mac’e el koyulması ile piyasaların kendisini güvende hissetmeye başladığına işaret eden Ata Portföy’den Cem Tözge, aynı zamanda ABD yönetiminin krizin derinleşmesine izin vermemek için elindeki tüm enstrümanları kullanacağı yönündeki beklentinin olumlu bir hava estirdiğine dikkat çekti.

Dolar 1.21 YTL

Dolar tüm para birimleri karşısında yükselişe geçerken, Euro karşısında da 1.41 seviyelerini zorladı. Yaşanan bu gelişmeler içeride doların seyrini etkiledi. Bankalararası piyasada geçen hafta cuma günü 1.24 YTL’den tamamlayan dolar yeni haftaya 1.21 YTL düzeyine gerileyerek başladı. Gün sonunda 1.22 seviyelerinde dengelenen dolar serbest piyasada günü 1.22 YTL’den tamamladı.

Borsa 40.500’ü geçti

Dışarıda esen olumlu havanın etkisiyle İMKB Ulusal 100 Enedks’i de güne hızlı bir yükselişle başladı. İlk dakikalarda yüzde 3’e dayanan değer artışı yakalayan borsada ilk seans 40.472 puandan yüzde 3.47 primle tamamlandı. İkinci seansta da alımlar devam etti. Gün içinde yüzde 4 kazanç yakalayan borsa kapanışı yüzde 3.58 değer artışı ile 40.517 puandan gerçekleştirdi.

Jubilation over Fannie, Freddie bailout fades quickly

Jubilation over Fannie, Freddie bailout fades quickly

Reuters

Asian stocks retreated and government bonds rose on Tuesday in a sobering realization the United States takeover of Fannie Mae and Freddie Mac addressed some risks stemming from the financial crisis but has not solved it.

Increased uncertainty about the global economic outlook favored the dollar, which hit a one-year peak against a basket of currencies, and other currencies associated with safety and stability, such as the yen and Swiss franc.

Such concerns were likely to spread to European share markets, which were seen opening slightly higher in Britain but lower in Germany and France. Britain's FTSE 100 index was predicted to open as much as 4 points higher, the German DAX down 2 to 16 points, and the French CAC 40 down 3 to 10 points, according to financial bookmakers.

Large bank shares fell after a broad global financial sector rally on Monday, though they slightly outperformed the broad market.

In a 24 hour span, market sentiment went from relief that the top U.S. mortgage finance companies would not be allowed to fail and spark a broad meltdown, to caution that problems at other financial institutions have yet to be resolved and could still have a knock-on effect on the region.

"It was a knee-jerk reaction yesterday, but the long-term outcome is that you are not going to expect the U.S. economy to improve if the housing market does not fix itself," said Lucinda Chan, a division director with Macquarie Equities Ltd in Sydney.

Japan's Nikkei share average fell 1.8 percent, led by shares of companies associated with the technology sector or consumer demand, such as Kyocera Corp and Honda Motor.

Outside of Japan, Asia-Pacific stocks dropped 2.5 percent after posting their biggest daily gain of 2008 on Monday, according to an MSCI index. Financial sector stocks in the region fell 2.1 percent, while the materials sector dropped 4.5 percent.

Hong Kong's Hang Seng index fell 2 percent and is off 26.7 percent so far this year.

Goldman Sachs downgraded its view to neutral from attractive on Chinese banks, whose shares have been one of the bright spots in an otherwise dismal market. Among the reasons, analysts at the bank cited the risk of rising bad loans at property developers and a slowing economy.

BANKS IN THE CROSS HAIRS
High-profile financial sector analysts were out in full force on Tuesday, cutting their profit estimates for an array of banks.

Richard Bove, an analyst with Ladenburg Thalmann, increased his fiscal year 2008 loss per share view for Lehman Brothers by 17 percent, citing a volatile month in the securities industry. He also said the third quarter business of Goldman Sachs, the largest U.S. investment bank, was "lousy".

Washington's bailout of the top U.S. mortgage finance companies on Sunday, which could be the most expensive ever, won acclaim from policymakers around the world, eager for positive news after more than a year of fallout from the credit crisis.

The move to place the companies under conservatorship, similar to bankruptcy, also had an immediate effect on U.S. mortgage rates, which fell half a percentage point.

However, whether housing prices will stop falling is another issue altogether.

"The bottom line is that buyers are still not interested in buying depreciating assets and in any case have less money to do so whilst lending conditions remain tight and the inventory overhang is still huge," Calyon analysts said of the U.S. housing market in a note sent to clients.

"For now, the taxpayer is becoming increasingly embroiled in the housing market crisis and things will get worse before there is any sign of a turnaround."

The U.S. dollar rose against the euro but fell against the yen as more cautious trades pushed out the rush of risk taking on Monday.

The dollar fell 0.5 percent against the yen to 107.60 yen, though it remains well above a two-month low around 105.50 yen hit on Friday.

"The market has gone back to credit worries and concerns about a global economic slowdown, and the yen is being bought across the board," said Hideaki Inoue, chief manager of forex trading at Mitsubishi UFJ Bank.

The euro edged down 0.2 percent to $1.4090, creeping back down toward an 11-month low around $1.4050 hit on Monday.

Oil prices slipped as the firmer dollar outweighed the threat to U.S. production of another storm. Hurricane Ike was heading toward rigs in the Gulf of Mexico, an energy-rich area still recovering from Hurricane Gustav, though it had lost some strength.

The October U.S. light crude future was down 96 cents to $105.37 a barrel , having plunged more than $40 from an all-time high reached in July.

The benchmark 10-year Japanese government bond yield fell 3 basis points to 1.495 percent, pulling away from a one-month high of 1.550 percent hit on Monday.

UK house prices fall again, sales at record low- RICS

UK house prices fall again, sales at record low- RICS

Reuters

British house prices kept falling sharply in the three months to August even as the average number of home sales per surveyor hit a new low, a survey showed on Tuesday.

The Royal Institution of Chartered Surveyors said its house price survey balance improved slightly to -81 in August from -83 but still showing a weak picture for the housing market, which is now slumping after a decade-long boom.

"A lack of mortgage liquidity is the key issue which is keeping the housing market from showing any real sign of recovery," said RICS spokesperson Jeremy Leaf.

Faced with a global credit crunch, mortgage lenders have tightened up the terms on which they make new loans, demanding as much as 25 percent of a property's value as a deposit when before they would look for 5 percent or even provide as much as 120 percent of the value themselves.

The result has been a sharp fall in house prices and transactions drying up -- the effects of which are being felt right across the economy with construction and furniture retail companies particularly hard hit.

RICS said completed sales per surveyor stood at just 12.7, the lowest figure since the question was first included in the survey in 1978. Inventory levels on surveyors' books also fell back.

As a result, the ratio of sales to the stock of unsold property --an indicator of market slack -- fell to 15.4 from 16.9 in July.

The tentative improvement in sentiment seen in July's survey have also proven to be short-lived, with a bigger balance of surveyors expecting sales to fall further.

Fannie, Freddie need restructuring to limit risks: IMF

Fannie, Freddie need restructuring to limit risks: IMF

Reuters

The U.S. government's move to take control of Fannie Mae and Freddie Mac will help shore up the housing market, the banking system and the wider economy, a senior International Monetary Fund official said on Tuesday.

In the text of a speech in Frankfurt, IMF first deputy managing director John Lipksy also said the two mortgage giants would need to be restructured over the longer term.

"The intervention in (Fannie Mae and Freddie Mac) and the broader support to the mortgage market should stabilize (their) balance sheets and the funding of mortgages in the near term," Lipsky said.

"This will help underpin the U.S. housing market, the banking system, and the broader economy."

U.S. mortgage rates fell on Monday after the government seized control of Fannie and Freddie, raising hopes the plan would provide at least temporary respite from troubles in housing and credit markets.

The government committed up to $200 billion to support the two lenders, which together back about half the country's $12 trillion in mortgages.

Stock prices rallied around the world as investors felt that federal backing could ease some of the pain that has afflicted the financial system for more than a year.

Lipsky said on Tuesday authorities should continue to encourage financial firms to strengthen their capital positions.

The U.S. administration had addressed "moral hazard concerns" over intervention in Fannie and Freddie by diluting common and preferred shares of stockholders and replacing management, he added.

"Over the longer term, the restructuring of (Fannie and Freddie) remains essential to restore market discipline, minimize fiscal costs, and limit future systemic risks," he said.

"(Fannie and Freddie) are in no-man's-land between public and private ownership and this needs to be resolved."

Fannie Mea ve Freddie Mac devletleşti, ABD’ye 200 milyar dolar fatura çıktı

Fannie Mea ve Freddie Mac devletleşti, ABD’ye 200 milyar dolar fatura çıktı



Fannie Mea ve Freddie Mac devletleşti, ABD’ye 200 milyar dolar fatura çıktı Hazine Bakanı Henry Paulson’ın Fannie Mea ve Freddie Mac’i kurtarma girişimi 200 milyar dolara mal olacak. Devlet önce şirketlerden 1 milyar dolarlık hisse satın alacak. 100 milyar dolara kadar çıkabilecek bu alımlarla sermaye artırılarak 5 trilyon doları aşan kredi hacmine sahip bu iki kurum üzerinden 11 trilyon dolarlık mortgage sistemi kurtarılacak.

HAZİNE Bakanı Henry Paulson’ın Amerika’nın iki dev mortgage şirketi Fannie Mea ve Freddie Mac’i kurtarma girişiminin 200 milyar dolara mal olması bekleniyor. Operasyon kapsamında ilk etapta iki kuruluşa el koyan devlet öncelikle bu iki şirketten 1 milyar dolar tutarında hisse alacak. Hazine hisse karşılığı nakit enjekte ederek kuruluşların sermaye artırmasını sağlayacak. Bu yolla 5 trilyon doları aşan vadesi dolmamış kredi hacmine sahip bu iki kurum üzerinden 11 trilyon dolarlık Amerika mortgage sisteminin çökmesinin önüne geçilmeye çalışılacak.

İkincil piyasaların kontrolü

Devletin bu müdahalesinin vergi mükelleflerine zarar vermemesi için de bazı alternatif uygulamalara yönelinecek. Şirketlerden yüzde 79.9’una kadar hisse sahibi olma hakkı bulunan devlet, dağıtılan temettünün ilk alıcısı olma hakkını da elinde bulunduracak. İki şirketten herhangi birinin zarar görmesinin sadece Amerika’da değil tüm dünyada büyük bir krize neden olacağının altını çizen Henry Paulson, bu adım ile mortgage ikincil piyasalarının da kontrolünü büyük ölçüde ele geçirmiş olacak.

Bankaların zararı artacak

Devletin Fannie Mea ve Freddie Mac’e el koyması sadece Amerika’daki bankaların değil, Asya borsalarını ve merkez bankalarını da sevindirdi. Japon Nikkei Borsası’nda 225 şirket ortalamada yüzde 3 değer kazanırken, Hong Kong’un Hang Seng Endeksi de yüzde 4.5 yükseldi. Operasyonun 1930’lu yıllardan bu yana en kötü günlerini yaşayan mortgage kredi faizlerini de aşağıya çekmesi bekleniyor. Buna karşın devlet müdahalesinin Freddie Mac ve Fannie Mea hissedarı bazı bankalar için milyarlarca dolarlık zarar yaratabileceği de öngörülüyor.

Tehdit olması engellenecek

Operasyonun bono sahiplerini, yabancı merkez bankalarını ve devlet yatırım fonlarını koruma altına alması bekleniyor. Ancak Hazine’nin adımı hálá Freddie Mac ve Fannie Mea’nın nasıl bir değişikliğe uğrayacağı konusunda herhangi bir ipucu vermiyor. İki şirketin yönetimleri Federal Konut Finansman Ajansı’na geçtikten sonra, hisseleri New York Borsası’nda işlem görmeyi sürdürecek. İki kurumun borç hacmi yıllar içinde düşürülererek yüzde 10’lara kadar gerileyecek. 2009 sonunda borç hacimleri ise 758 milyar doları aşamayacak. Bu yolla büyüklükleri kontrol altına alınarak ekonominin önünde tehdit olmaları ihtimalinin de önüne geçilmiş olacak. Şirketlerin yapısı hakkındaki son şekillendirmeyi bir sonraki meclis tarafından ele alınması bekleniyor.

Paulson: Müdahalenin maliyeti konuttaki istikrara bağlı

ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, konut kredisi sektöründeki Fannie Mae ve Freddie Mac’ın el konulmasının maliyetini, ABD’deki konut fiyatlarındaki istikrarın belirleyeceğini söyledi. Paulson, CNBC Televizyonuna yaptığı açıklamada, müdahalenin maliyetinin şu an itibarıyla tahmin edilemeyeceğini belirterek, konut sektöründeki fiyatların istikrara girerek, konut sektörünün eski günlerine dönmesinin ardından gerçek maliyeti nihai olarak ortaya çıkaracağını bildirdi. Paulson iki kuruluşa el konma gerekçesini şöyle özetledi: "Fannie Mae ve Freddie Mac o kadar büyük ve finans sistemimizle o kadar içiçe ki, bunlardan birinin çöküşü bile bizdeki ve bütün dünyadaki finans piyasalarında büyük karışıklığa yol açar. Şirketlerinin batması Amerikan halkına ev, oto ve tüketici kredisi sağlanmasını ve iş finansını çok olumsuz etkiler. Konutta bu düzeltme bitmeden ekonomimiz ve piyasalarımız toparlanamayacak."

Kurtarma için kim ne dedi

Jean-Claude Trichet (Avrupa Merkez Bankası Başkanı): ABD’nin Fannie Mae ve Freddie Mac’e el koyması çok önemli ve mevcut koşullar altında bunu memnuniyetle karşılıyoruz. Risklerin yeniden fiyatlanması süreci devam ediyor.

George W Bush (ABD Başkanı): Amerikalılar rahat olsun. Attığımız bu adım hem mortgage piyasalarını rahatlatacak. Hem de ekonomide büyümeyi yeniden yakalamamızı sağlayacak.

Ben Bernanke (FED Başkanı): Bu adımlar Amerika’daki konut pazarının güçlenmesine ve istikrarın gelmesine katkıda bulunacak.

Dominique Strauss-Kahn (IMF Başkanı): Bu iki kurum Amerika’daki mortgage piyasaları için merkezi önem taşıyor. Aksiyona geçilmesi hem mortgage pazarına destek olacak. Hem de ekonomik ve finansal açıdan umut verici.

Warren Buffett: Hazine Sekreteri Henry Paulson, Fannie Mae ve Freddie Mac’ee el koymakla tam olarak doğru olanı yaptı. Bu hareket piyasaları sakinleştirmek ve iki şirket hakkında belirsizliği çözmek için önemli bir adım.

7 Eylül 2008 Pazar

ABD'de mortgage kredisi başvuruları geriledi

ABD'de mortgage kredisi başvuruları geriledi


ABD'de, mortgage kredisi başvuruları yüzde 19.5 oranında geriledi.
Mortgage Bankerleri Birliği verilerine göre, 14 Aralık'ta sona eren geçen hafta sonunda, mortgage kredisi başvuruları, bir önceki haftaya göre yüzde 19.5 oranında geriledi.

Başvuruların düşmesinde, kısa vadeli kredi faizlerinin yükselmesi etkili oldu.

Paulson: "Mortgage krizinde önlemler hazır"

Paulson: "Mortgage krizinde önlemler hazır"
ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, George W. Bush yönetiminin konut kredileri sorununun etkilerini atlatmaya çalışan ABD ekonomisine destek olma planları yaptığını ancak bunu aceleye getirmeyeceğini söyledi.
  • Paulson: ''Önlemler hazır ama acele etmeyeceğiz'' Paulson: ''Önlemler hazır ama acele etmeyeceğiz''
Paulson, New York'ta yapacağı bir konuşma için hazırladığı metinde, "En önemli hedefimiz reel ekonomi üzerindeki etkiyi en aza indirmektir" dedi.

Hazine Bakanlığı, Paulson'un yapacağı konuşma metninden bazı bölümleri önceden basına dağıttı.

Başkan Bush'un 28 Ocak'ta yapacağı "Birliğin Durumu" adlı yıllık genel durum konuşmasında, bir ekonomik canlandırma paketini açıklaması bekleniyor.

Bankaların ve mortgage kurumlarının büyük kolaylıklarla kredi verdikleri yılların ardından, konut satışlarının ve fiyatlarının düştüğü ABD konut sektöründe bir düzeltmenin "kaçınılmaz ve gerekli" olduğunu söyleyen Paulson, "Mevcut durumu inceleyerek doğru politikayı belirlemek, bu politikayı erken açıklamaktan daha önemlidir" dedi.

Konuşma metninde, "Şunu belirtmeliyim ki son birkaç yılda yapılan aşırılıkları telafi edecek tek bir politika ya da önlem yoktur" diyen Paulson, yetkililerin ülkenin karşı karşıya olduğu risklerin bilincinde olduklarını ve konut sektöründeki düzeltme yapılana kadar ekonomiyi mümkün olduğu kadar güçlü tutmaya çalışacaklarını" belirtti.

Paulson, yatırımcıların ABD piyasalarına ilişkin endişelerinin sürdüğünü ve ekonominin konut piyasasından kaynaklanan krizi atlatmasından önce ekonomide büyümenin daha fazla yavaşlayacağına dair işaretler görüldüğünü söyledi.

Paulson, piyasaların tekrar güven kazanmasının zaman alacağını belirterek, "Önümüzdeki haftalarda ve aylarda büyümenin daha da yavaşlayacağını göreceğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Çin, mortgage nedeniyle zarar görecek

Çin, mortgage nedeniyle zarar görecek
Bank of China'nın, ABD'deki yüksek riskli mortgage kredisi bağlantılı menkul kıymetler nedeniyle büyük zarar göreceği bildirildi.
Çin'in en büyük döviz kredisi veren bankası olan Bank of China'nın, önümüzdeki aylarda açıklanacak olan 2007 yılının son çeyreğine ilişkin verilerinde, büyük zararın beklendiği kaydedildi.

Geçen yıl, Çin'in, ABD kaynaklı konut kredisi sorunundan etkilenmeyeceği belirtilirken, şimdi ise bu etkinin ne düzeyde gerçekleşeceğinin bilinmediği kaydediliyor.

Mortgage için yeni kararlar yolda

Mortgage için yeni kararlar yolda
ABD'de, yüksek riskli tutsat (mortgage) piyasasındaki krizi önceden belirleyemeyerek itibar kaybettikleri ileri sürülen uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, yeni kararlar almaya hazırlanıyor.
Standard and Poor's'un bugün, yeni kararlara ilişkin bir açıklama yapması beklenirken, diğer kuruluşlarının da benzer kararlar alması bekleniyor.

Yeni kararlar çerçevesinde, Standard and Poor's'un, bir şirkete ya da mali kuruluşa 5 yıl bakan bir analisti rotasyona tabi tutacağı belirtiliyor.

Ayrıca, reyting kuruluşlarından ayrılarak, daha önce ilgilendikleri şirketlerde çalışmaya başlayan analistlerin, tarafsız davranacaklarına dair verdikleri taahhütleri uygulayıp uygulamadıkları yakından takip edilecek.

Reyting kuruluşları, ABD'de başlayarak küresel ekonomiyi durgunluğa iten yüksek riskli tutsat (mortgage) piyasasındaki finansal kuruluşların kredi notlarını zamanında indirmemek ve yavaş davranmakla itham ediliyor.

Akbank’a dövizde en iyi banka ödülü

Akbank’a dövizde en iyi banka ödülü







ULUSLARARASI finans piyasalarının önde gelen dergisi Global Finance Akbank’ı üst üste 4’üncü kez döviz işlemlerinde "Türkiye’nin En İyi Bankası" seçti. Global Finance’in 82 ülkede düzenlediği "Dünyanın Döviz İşlemlerinde En İyi Bankası 2008" anketinin tüm dünyada iş dünyasına ve yatırımcılara en hızlı, en güvenilir, en uygun maliyetle hizmet veren döviz işlemleri kurumlarını belirleme ve ödüllendirme amacını taşıdığı belirtildi. Açıklamada, derginin editörleri tarafından, sektör analistleri, üst düzey yöneticiler ve teknoloji uzmanlarının katkılarıyla yapılan değerlendirme sonucunda Akbank’ın söz konusu kriterlerdeki başarılı performansı nedeniyle bu yıl 4’üncü kez "Türkiye’nin Döviz İşlemlerinde En İyi Bankası" seçildiği belirtildi.

Küresel piyasalar: Faizlerde düşüş başladı

Küresel piyasalar: Faizlerde düşüş başladı
Küresel ekonomide, son bir yıldır devamlı yükseliş gösteren faizlerde düşüş sinyali başladı.
Özellikle petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyonist baskıyı hafifletmesi sonucunda, büyümeye odaklanan merkez bankalarının, bundan sonra faizleri indirmeye başlayacağı, düşürmeseler bile aynı oranda muhafaza edecekleri belirtiliyor.

Analistler, özellikle, Avrupa Merkez Bankası ile İngiltere Merkez Bankası'nın faiz oranlarını değiştirmemesinin ardından, ABD Merkez Bankası'nın da faiz oranlarını değiştirmeyebileceği belirtiliyor.

Bu arada, Türkiye ve diğer yükselen piyasaların merkez bankalarının da faizleri düşürme yönünde sinyaller verdikleri vurgulanıyor.

Atak, Roketsan’la vuracak

Atak, Roketsan’la vuracak




Atak, Roketsan’la vuracak
Türk savunma sanayinin son yıllardaki en büyük ortak üretim projeleri arasında yer alan Atak savaş helikopterlerinin füze sistemleri üretimini üstlenen Roketsan’da ilk etap çalışmaları tamamlandı.

29 Eylül 2005 tarihinde imzalanan Umtas Projesi Dönem-1 (Tasarım Dönemi) Sözleşmesi kapsamında sistemin ürün geliştirme safhasını oluşturan ikinci etap çalışmaların Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile Roketsan arasında 31 Temmuz’da imzalanan ayrı bir sözleşme kapsamında yürütüldüğü öğrenildi. Proje ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uzun vadeli ihtiyacı için üretimi planlanan T129 taktik-taarruz helikopterlerinin uzun menzilli güdümlü tanksavar füzesi ihtiyacı Roketsan tesislerinde tamamen yerli imkanlarla üretilmiş olacak. Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından 2005 yılında başlatılan ve Roketsan’ın ana yüklenici olarak görev aldığı bu proje ile Türkiye, ilk yerli tasarım tanksavar füze üretimini de böylece gerçekleştirmiş olacak. Programa göre, uzun menzilli tanksavar füzelerinin Roketsan tesislerinde, T129 taarruz helikopterleri ile eş zamanlı olarak hizmete girmesi hedefleniyor.

"Maaşları eve teslim etme" projesi başladı

"Maaşları eve teslim etme" projesi başladı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 65 yaş üstü, muhtaç aylığı alan, 85 yaşına gelmiş vatandaşlar ile özürlülük oranı yüzde 70'in üzerinde olan 240 bin vatandaşa 3 ayda bir aldıkları maaşlarını evlerinde teslim etme çalışmalarının bugün itibarıyla başlatıldığını bildirdi.
Bakan Çelik, uygulamanın başlaması dolayısıyla yaşlılık aylığı alan ve 85 yaşını doldurmuş olan Gülsüm Alan ile vücut fonksiyon kaybı yüzde 70'in üzerinde olan Y. Nuri Kartal'ı evlerinde ziyaret etti.

Bu sırada, maaşını Çifte Havuzlar mahallesindeki evinde PTT görevlisinden teslim alan Gülsüm Alan, "Daha önce maaşımı kendim alıyordum. Allah sizden razı olsun" dedi.

Çelik, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'de 65 yaş üstü, muhtaç aylığı ve özürlü aylığı alanların sayısının, 1 milyon 203 bin olduğunu belirterek, "65 yaş üstü muhtaç aylığı alan 85 yaşına gelen vatandaşlarımız ile özürlülük oranı yüzde 70'in üzerinde olan 240 bin vatandaşımıza 3 ayda bir aldıkları maaşlarını evlerinde teslim etme çalışmalarını bugün başlatmış oluyoruz" şeklinde konuştu.

Gülsüm Alan ve onun durumundaki vatandaşların ya da yakınlarının, artık maaşlarını banka kuyruklarında beklemeden evlerinde alabileceklerini ifade eden Çelik, "Bu şekilde 240 bin vatandaşımız var. 240 bin vatandaşımızdan, biz bu duyuruyu yaptıktan sonra özürlü ve 85 yaşını aşmış 27 bin vatandaşımız evde aylık alma talebinde bulundular. Bu her gün artmaktadır. Bu ayın 4'ü ile 9'u arasında 3 ayda bir bu aylıkları biz ödeyeceğiz. Şu anda 27 bin kişi, önümüzdeki çok kısa bir süre içerisinde bunun 240 bine ulaşmasını bekliyoruz" dedi.

Çelik sözlerine, "Böylece hem yaşlılarımız hem de özür oranı yüzde 70'in üzerinde olan vatandaşlarımızın,
devletimizin kendilerine uzattığı sıcak eliyle yorulmalarını ve sıkıntıya girmelerini önlemiş oluyoruz. Ben hayırlı olmasını diliyorum. Bunlar devletimize milletimize yıllarını vermişler, devletimiz de bugün kendilerini, onları rahatsız etmeden evlerinde memnun etme çabası içinde" diye devam etti.

PTT ile yapılan anlaşma çerçevesinde, vatandaşların maaşlarını sadece Ziraat Bankası şubelerinden değil, PTT Bank'lardan da alabilme imkanı getirdiklerini anımsatan Çelik, "Şimdi bir ileri uygulamayı getirdik, 85 yaş üstü ve özürlülük oranı yüzde 70 ve üzerindeki vatandaşlarımıza maaşlarını evlerinde teslim ediyoruz" dedi.

"HÜKÜMET, YENİ EKONOMİK HAMLE BAŞLATMALI"

"HÜKÜMET, YENİ EKONOMİK HAMLE BAŞLATMALI"


Haber: 'Hükümet, Yeni Ekonomik Hamle Başlatmalı'
Resmi büyütmek için tıklayın

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Vekili Ahmet Akbalık, Daha Fazla Gecikmeden Yeni Bir Ekonomik Hamle Başlatılması Gerektiğini Kaydetti.



İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Vekili Ahmet Akbalık, daha fazla gecikmeden yeni bir ekonomik hamle başlatılması gerektiğini kaydetti.

Akbalık, yeni hamlede sektörler arası entegrasyon, sektörel ve bölgesel teşvikler, asgari ücretin arz talep dengesine bırakılması, kullanılabilir enerji fiyatı politikasının uygulanması gibi konuların çok önemli olduğuna dikkati çekti. Akbalık, Merkez Bankası’nın sadece hükümetin ve kendi politikalarını gerçekleştiren bir kurum olmaktan çıkarılarak gerçek anlamda özerk yapıya kavuşturulması ve bünyesinde yer alan Para Kurulunda, sadece kamudan değil sivil toplum örgütleri, bankalar, ihracatçı birlikleri, sanayi ve ticari kesim temsilcilerinin de bulunması gerektiğini savundu. Son günlerde mevcut ekonomik şartların düzeltilmesi yönünde bir arayış başladığını ifade eden Akbalık, bu arayışı tetikleyen en önemli unsurun, sanayi ve ekonomi politikasının iyi gitmediğini gösteren sinyaller olduğunu öne sürdü.

Rusya sorununun maliyeti 500 milyon dolar

Rusya sorununun maliyeti 500 milyon dolar




Rusya sorununun maliyeti 500 milyon dolar
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Rusya’nın Türk ihraç ürünlerini bekletmesinden dolayı yaşananların maliyetinin şu ana kadar 500 milyon dolar olduğunu belirtti.

Tüzmen, 9 Eylül’de yapılacak Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Kurulunda başkanlığa aday olanları kabulünde, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Tüzmen, Rusya ile gelinen noktanın sorulması üzerine, önlemlerin Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararlar olmadığını, başka ülkelerde Türk ihraç ürünleri ile ilgili farklı uygulamalar varsa piyasa gözetimi ve denetimiyle ilgili kararları genel müdür, müsteşarlar seviyesinde yazışmalarla uyguladıklarını söyledi.

Sorun bitmedi

Rusya ile sıkıntının giderilmediğini anlatan Tüzmen, Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın İstanbul’da Rus Gümrük sorumlusu ile görüştüğünü söyledi. Tüzmen, Avrupa Birliği ile Rusya’nın varmış olduğu protokoldeki kararların, Türk ihracatçısı için de kabul edilebilecek kararlar olduğunu söyledi. Türk ihracatçılarına özel güçlükler çıkarılması durumunda, bunun Türkiye açısından kabul edilebilir olmayacağını kaydeden Tüzmen, şunları söyledi: "Türkiye’ye karşı uygulanan protokol aynı zamanda AB’nin aday ülkesi olduğumuz için de yapmış olduğumuz Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde de çok fazla hareket kabiliyeti vermez. Sonuçta Rusya, AB ile ne yaptıysa Türkiye ile de aynı şekilde yapmak zorunda. Aksi takdirde kabul etmemiz mümkün değildir bu süreci. İhracatçılardan aldığımız bilgiler doğrultusunda sorun hala devam ediyor."

TİM’de yarış kavgasız olsun

KÜRŞAD Tüzmen, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 9 Eylül’de yapılacak genel kurulunda başkanlık için adaylığını açıklayan isimleri Ankara’ya çağırdı ve "Centilmence yarışın, kavga etmeyin" dedi. Tüzmen, camianın birlik ve bütünlük içinde olduğunu ve buna uygun bir seçim yarışı yapmaları gerektiğini anlattı. TİM başkan adaylarından İsmail Gülle, sonuç ne olursa olsun TİM’in kazanacağını söylerken Mehmet Büyükekşi de TİM’in bir tepe kuruluşu olduğunu, sorunları birliklerle birlikte çözeceklerini kaydetti. Adnan Dalgakıran ise sivil toplum örgütlerinin çalışmasıyla ilgili farklı görüşlere sahip olduğunu anlattı.

Güler, Kafkasya’da enerji turunda

Güler, Kafkasya’da enerji turunda
Enerji Bakanı Hilmi Güler, bölge kaynaklarının dünya pazarlarına ulaştırılmasında önemli rol oynayacak enerji projelerini görüşmek üzere üst düzey bazı bürokratlarla birlikte Türkmenistan’a gitti. Güler, bu ülkeden Kazakistan’a geçecek.



ANKARA - Reuters’a bilgi veren Enerji Bakanlığı’ndan bir yetkili, Türkmenistan’da yapılacak temaslarda bu ülkeyle imzalanan ancak henüz hayata geçirilmeyen doğalgaz anlaşması ile Türkiye-Avusturya (Nabucco) doğalgaz boru hattına ilişkin gelişmelerin ele alınacağını söyledi.

Türkiye ile Türkmenistan arasında 1990’lı yıllarda yıllık 30 milyar metreküplük gaz alımına ilişkin anlaşma yapılmış ancak bu konuda somut bir adım atılamamıştı.

Türkiye son dönemde enerji işbirliği içinde bulunduğu Azerbaycan, Rusya, İran ve Türkmenistan gibi ülkelerden sadece ürün almak yerine bu kaynaklardaki petrol ya da doğalgaz sahalarını ortak işletmek istiyor.

Türkmenistan’a giden Güler’e Botaş Genel Müdürü Saltuk Düzyol ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal’ın yanı sıra Enerji Bakanlığı’ndan bazı bürokratlar da eşlik edecek.

Türkmenistan Devlet Başkanı Kurbanguli Berdimuhamedov de bu yıl Mart ayında Ankara’ya yaptığı ziyarette söz konusu projeler üzerinde durulmuş ancak istenilen düzeyde ilerleme sağlanamamıştı.

Yetkili, Türkiye’nin İran üzerinden Türkmen gazını almak ve bir bölümünü Avrupa’ya satmak istediğini kaydederek, “Türkiye bu projeye büyük önem veriyor. İran ile bir yandan görüşmeler yürütülürken, Türkmenistan ile de başlatılan görüşmelerde somut adım atılması için çalışılıyor” dedi.

Türkiye ile İran arasında Avrupa’ya doğalgaz ihracını da içeren ön anlaşmaya göre, İran ve Türkmenistan’dan gelecek yılda 30 milyar metreküp doğalgaz Türkiye üzerinden Avrupa’ya ihraç edilecek. Ayrıca Türkiye yıllık üretimi 20.4 milyar metreküp olan Güney Pars’taki üç sahayı ihalesiz olarak alacak ve buraya 3.5 milyar dolar yatırım yapacak.

Yetkili, Avrupa Birliği’nin de desteklediği Nabucco projesinin kaynak sorununu aşmak istediklerini ifade ederek, “Türkmen ve Azeri gazları bu konuda önemli rol oynayabilir” şeklinde konuştu.

KAZAKİSTAN’IN PETROLÜ
Güler ve beraberindeki heyet, Türkmenistan ziyaretinin ardından Kazakistan’a geçerek temaslarda bulunacak.

Bu ülkedeki temaslarda Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ham petrol boru hattına petrolünü vermek isteyen, ancak son dönemde bu konuda bazı tereddütlerini dile getiren Kazakistan’ın üst düzey temsilcileriyle görüşmelerde bulunacak.

GOOD MORNING--TURKEY PRESS SCAN ON SEPT 1

GOOD MORNING--TURKEY PRESS SCAN ON SEPT 1

Anatolian Agency

These are some of the major headlines and their summaries in the Turkish press on September 29, 2008. Hurriyet English does not verify these stories and does not vouch for their accuracy.

HURRIYET

--LET TWO FRIENDS LAY HANDS ON THIS

Turkish companies have started to suffer losses as Turkish goods are counted one by one at Russian customs gates. Exporters called on Prime Minister Tayyip Erdogan and Russian Prime Minister Vladimir Putin to sit at table urgently to resolve the problem as soon as possible.

Russia does not allow Turkish trucks to pass the border as a reaction to Turkey's permission to passage of NATO ships from the straits to the Black Sea, implementing a heavy blow to Turkish exports to Russia amounting to $4.7 billion.

Turkish Exporters' Assembly Chairman, Oguz Satici, said this crisis could not be overcome by leaving it to the bureaucrats or ministers. "The matter is at boiling point. The two prime ministers should lay hands on the matter and solve the problem."

--ATTACK ON MILITARY OUTPOST: 4 SOLDIERS KILLED

Around 40 PKK terrorists attacked with rocket launchers a military outpost of the Yedisu Gendarmerie Command in the eastern province of Bingol on Saturday night.

Four soldiers died and four others were injured in the terrorist attack. Two terrorists were killed in an ensuing clash that lasted for 1.5 hours.


MILLIYET

--FOUR MARTYRS

Four Turkish troops have been killed in a PKK ambush in the eastern province of Bingol. PKK terrorists staged a midnight attack on a gendarmerie outpost in Yedisu town. Four troops were killed in the attack and four others were injured. Security forces killed two PKK terrorists as they were trying to escape.

--"CRISIS IN USA IS IN EUROPE NOW"

Aka Gunduz Ozdemir from the leading Turkish company Koc Holding has said that the mortgage crisis in the United States had begun affecting Europe recently. "Impacts of the crisis will spread to the east. Therefore, we need to take urgent measures to minimize those impacts," Ozdemir said.

--"ATATURK'S SUSPORTERS BETRAY HIM"

In an interview with German Der Spiegel magazine, Nobel laureate novelist Orhan Pamuk has said, "Ataturk would have been proud of Turkey's becoming a member of the EU. Now, his so-called supporters are betraying him. I am in favor of democracy, freedom of expression and Europe," Pamuk said.


SABAH

--TURKEY OFFERS FREE TRADE AGREEMENT TO CHINA

Turkey offered China, a prospective super power, to sign a free trade agreement. State Minister Kursad Tuzmen said that President Abdullah Gul would visit China soon with a large group of Turkish entrepreneurs. "We want a free trade agreement with China so that we can reach a trade volume of $20 billion," Tuzmen said. According to Tuzmen, Turkey would open a commercial office in China in November, 2008. Tuzmen offered China to work together in Iraq on oil projects.

--I WOULD PREFER TO WATCH A GAME IN BAKU INSTEAD OF YEREVAN

In regard to President Abdullah Gul's plans to go to Yerevan to watch a soccer game between the national teams of Turkey and Armenia, chairman of the Republican People's Party (CHP), Deniz Baykal said that he would prefer to watch a game in Baku instead of Yerevan. Baykal warned the Turkish government to stay away from all acts that would hurt Azerbaijan.

Baykal said, "Armenia still does not recognize Turkey's borders, insists on its claims of genocide and continues occupation of Azerbaijani territory. Azerbaijan carries economic, political and cultural importance for Turkey. As such, the Turkish government should stay away from steps that would hurt Azerbaijan," Baykal added.


VATAN

--VISIT TO ARMENIA WILL NOT BE RIGHT

Republican People's Party (CHP) chairman Deniz Baykal reacted against the plan of President Abdullah Gul to travel to Armenia to watch a match of Turkish national soccer team.

Baykal said such a visit would contradict Turkey's foreign policy. "Armenia does not accept Turkey's legal borders. It supports allegations for so-called genocide. It has occupied Azerbaijan's territory, Upper Karabakh. Turkey should not make a step that would damage relations with Azerbaijan. I would like to go to Baku instead of Yerevan to watch the match."

--CONDITIONAL PERMISSION TO MNG

Commenting on MNG Holding's filling the sea in Bodrum's Pina Peninsula with soil to build a hotel, Culture and Tourism Minister Ertugrul Gunay said, "The company has been ordered to make the coasts natural. Otherwise, their project will not be approved, they can't build a quay and they can't be able to use the beach."


CUMHURIYET

--MOSCOW GETTING TOUGHER

After raising obstacles to the entrance of Turkish products coming from Turkey, the Russian Federation now applies obstacles to Turkish products coming from Europe. State Minister Kursad Tuzmen described the implementation of Russia as "one totally out of regulations".

--30 RULING AKP DEPUTIES ON WAY TO YEREVAN

Prime Minister Tayyip Erdogan said that President Abdullah Gul would attend a soccer game between the national teams of Turkey and Armenia in Yerevan on Sept. 6. The soccer game would be part of qualification games for the upcoming World Cup. Thirty Turkish deputies would accompany Gul in Yerevan. The Turkish delegation would stay in Yerevan for a total of three hours.


RADIKAL

--NOT FIRE BUT NEGLIGENCE

The Chamber of Forestry Engineers has prepared a detailed report about the forest fire in the southern Turkish province of Antalya on July 31. According to the report, nearly 17 thousand hectares of wooded area was burnt down to ashes in the fire, the second biggest of the history of the Republic. Earlier, the Ministry of Forestry said that only 4 thousand hectares were destroyed.

The report also indicated that the fire spread because of lack of preventive measures. Engineers ruled out that the fire was mishandled.

--TURKISH DELEGATION DUE TO ARMENIA

A Turkish delegation will pay a visit to Armenia to check the atmosphere prior to a likely visit of President Abdullah Gul to Yerevan to watch the soccer game between Turkish and Armenian national teams on Sept. 6. The visit is considered a significant step for the settlement of peace in the Caucasus. The issue of Upper Karabakh will be high on agenda of the delegation's talks.

--TURKISH SOAPS AGAINST IRAN

The Tehran Times of Iran has claimed that Turkish TV series are drawing attention, especially that of women in the Middle East, were meant to both raise Turkey's profile in the region and reduce Iran's political and cultural influence. The daily said that it was a pan-Turkism.


YENI SAFAK

--GEORGIAN MINISTER LEAVES, RUSSIAN MINISTER COMES

Georgian Foreign Minister Eka Tkeshelashvili, who paid a visit to Istanbul, said, "Turkey is Georgia's approved friend." Russian Foreign Minister Sergey Lavrov will come to Ankara on Tuesday.

--HEINOUS ATTACK IN BINGOL

Terrorists opened gunfire on the Yedisu gendarmerie outpost in the eastern province of Bingol killing four soldiers and injuring four others.

Gönderen odaoyunlariniz zaman: 22:16 Comments
Modüler mutfak sektöründe tutsat sıkıntısı
Etiketler: Modüler mutfak sektöründe tutsat sıkıntısı 0 yorum

Modüler mutfak sektöründe tutsat sıkıntısı



Lineadecor Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ecemiş, ABD'de yüksek riskli tutsat (mortgage) kredilerin geri dönmemesi sonucu yaşanan kriz nedeniyle, bu ülkede kurdukları “Lineadecor USA” adlı şirketlerinin hiç satış yapamadığını bildirdi.

Ecemiş, son yıllarda hareketlilik yaşanan modüler mutfak sektörünün, yakaladığı hızlı ivmeyi tutsat ve yeni konut sıkıntısı nedeniyle kaybettiğini belirtti.

Perakende satışların krizden çok fazla etkilenmediğini belirten Ecemiş, toplu satışlarda ise önemli düşüşler olduğunu kaydetti. Lineadecor'un yüzde 25 pazar payını elinde bulundurduğu yurt içinde çok sayıda firmanın da mutfak üretimi yaptığını bildiren Ecemiş, şunları söyledi:

“Ancak, sektör yeni konut yapılmaması nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyor. Lineadecor olarak sadece bizim toplu olarak müteahhitlere yaptığımız satışlarımızda yüzde 8-9 gibi düşüş oldu. Yıl sonu ciromuzu 22-23 milyon YTL hedefliyorduk ancak beklenen ciromuz 21 milyon YTL.”

Türkiye'nin adını yeni model ve tasarımlarla yurt dışında başarıyla temsil ettiklerini anlatan Ecemiş, bu kapsamda yaklaşık 5 ay önce ABD'de yüzde 50 ortaklı bir Türk iş adamı ile “USA Lineadecor”u kurduklarını anımsattı.

“HİÇ SATIŞ OLMADI”

Yıllık 1,5 milyon adet civarındaki ihtiyacı ile iyi bir pazar olarak gördükleri ABD'de hızla büyümeyi amaçladıklarını ancak ülkede tutsat krizinin baş gösterdiğini ifade eden Ecemiş, şunları kaydetti:

“Büyük umutla kurduğumuz USA Lineadecor, hiç satış yapamadı. Meksika'da ve ülke içinde 3 yere teklif verdik. Ancak şu an için bir sonuç alınamadı. ABD'de konut sektöründe büyük sıkıntı var. Adeta yaprak kıpırdamıyor. Ancak önümüzdeki yıl bir canlanma bekliyoruz. Planlarımızı gelecek yıla göre yapıyoruz.”

Ecemiş, Avrupa'da genel olarak bir sıkıntı bulunmadığını da belirterek, mağazaları bulunan 13 ülkenin yanı sıra Mısır, Dubai ve Kuveyt'te görüşmelerinin sürdüğünü kaydetti.

Gönderen odaoyunlariniz zaman: 22:16 Comments
Lehman in talks with KDB to raise $6 billion: report
Etiketler: Lehman in talks with KDB to raise $6 billion: report 0 yorum

Lehman in talks with KDB to raise $6 billion: report

Reuters

Lehman Brothers Holdings has "intensified" talks with Korea Development Bank (KDB) to raise as much as $6 billion in a share sale that could be concluded this week, the Sunday Telegraph reported.

South Korea's KDB could buy up to 25 percent of the struggling U.S. investment bank, the paper said, without specifying sources. A spokesman for state-run KDB declined to comment.

A senior source at the Financial Services Commission (FSC), told Reuters South Korean authorities would not oppose or support any deal until price details were known. That marked a slight change of attitude from the regulator, which previously said KDB should let local private banks take the lead in any international acquisitions, dashing hopes for a direct deal with Lehman.

The source said the FSC had not been officially informed of new talks between Lehman and KDB. He said, however, that any deal was unlikely to be concluded within a week.

Lehman, which has more than $60 billion of mortgage and mortgage security exposure, is under pressure to raise capital ahead of its results announcement this month. It may post a loss in the third quarter on likely pre-tax writedowns of $3.5 billion, a Morgan Stanley analyst said last week.

Recent sharp falls in valuations at Western banks have presented South Korean banks such as KDB with opportunities for acquisitions that could support their ambitions of becoming global players.

The Sunday Telegraph said if the talks with KDB fall through, Lehman was lining up alternative investments from others, such as China's CITIC Securities (600030.SS: Quote, Profile, Research, Stock Buzz), or sovereign funds from the Middle East.

But Lehman was likely to sell no more than 10 percent to CITIC or Gulf investors if it reaches a deal with either, the paper said.

Earlier talks between KDB and Lehman had stalled because of disagreement over pricing, sources have said.

"We haven't received any detailed report since, including the price," said the FSC source, who declined to be named because of the sensitivity of the issue.

"KDB is supposed to inform us if it finds different options. Everything depends on the price and terms, and the government can comment only after receiving such information."

The source also said any deal would need time for a review. "It can't be this week."

FSC Chairman Jun Kwang-woo said last week state-run institutions taking a leading role in purchasing foreign firms "appears burdensome."

Chinese financial regulators have also repeatedly warned domestic financial firms to be fully aware of investment risks and weigh them against opportunities in the U.S. credit crunch.

China's top brokerage CITIC Securities, which backed out of a proposed investment in troubled Wall Street firm Bear Stearns, said last month it would focus on its domestic business this year.

Lehman's shares have fallen 75 percent since the beginning of the year, last trading at $16.09 per share, valuing the bank at around $11 billion.